Öngösterim Görseli

1925 yılında Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün direktifleriyle kurulan ve “İstikbal Göklerdedir” sloganıyla yoluna durmaksızın devam eden Türk Tayyare Cemiyeti, şimdilerde günümüzün globalleşen modern dünyasıyla entegrasyonunu tamamlamış Türk Hava Kurumu olarak Türkiye’nin nadide teşekkülleri içerisinde kendisine önemli bir konum edinmiştir.

90 yıllık köklü bir geçmişe sahip olması sayesinde elde edilen tecrübe, imkân ve kabiliyetler Türkiye’nin en büyük projelerinden biri olan Türk Hava Kurumu Üniversitesi’nin kurulmasıyla birlikte nesilden nesile aktarılabilecek kıymetli bir hazine haline dönüştürülebilme fırsatını yakalamıştır.

Bu kapsamda, eğitim ve öğretimi kalkınmanın temel unsuru olarak kabul eden Üniversitemiz, Türkiye’nin havacılık ve uzay bilimleri alanındaki ilk ve tek ihtisas üniversitedir. Milli menfaatlerimizin koşulsuz gözetildiği Üniversitemizde; havacılığa ilişkin birçok unsurun millileştirilmesi, ihtiyaç duyulan kalifiye insan kaynağının yetiştirilmesi ve sektöre çok yönlü katkılar sağlayacak projelerin hayata geçirilmesi önceliklerimiz arasında yer almaktadır.

Bir yükseköğretim kurumu olarak içerisinde yer aldığımız havacılık sektörü; genelde dünya, özelde ise Türkiye olmak üzere gelişmişliğin en önemli sembollerinden birisi haline gelmiştir. Havacılık alanında özellikle son 10 yıllık dönemde uygulanan başarılı politikalar ve yaşanan liberalleşmenin etkisiyle Türkiye birçok alanda olduğu gibi ticari havayolu hizmetlerinde de önemli atılımlar gerçekleştirmiştir.

Böylelikle ülkemiz ciddi bir pazar haline dönüşmüş ve gelecek için ümit vaat eden bir konuma gelmiştir. Ancak meydana gelen bu olumlu ivmeye paralel olarak sektörel ihtiyaçlarda da artışlar meydana gelmiş olup; nitelikli insan gücüne olan gereksinim günden güne artmıştır.

Bu noktada ihtiyaçlara en etkin ve verimli cevapların verilebileceği dinamiklerin inşası bizler ve bu alanda faaliyet gösteren paydaşlara düşmekte olup; sektördeki milli insan kaynağının ağırlığının artırılması ve yabancı personel istihdamının geri plana itilmesi önceliklerimiz arasında yer almaktadır.

Asya ve Avrupa’yı birleştiren stratejik konumu, kültürel yapısı ve mevcut yaşam standartlarını göz önünde bulundurduğumuzda, Türkiye’nin bölgesel bir havacılık eğitim merkezi olabileceği hususu önemli bir fırsat olarak karşımıza çıkmaktadır.

Bununla birlikte Türkiye’nin sahip olduğu uluslararası trafiklere hizmet veren büyük hava sahası dikkate alındığında havayolu işletmelerince tercih edilebilecek bir hava aracı bakım merkezi olabileceğini de değerlendirmekteyiz.

Gelecek, yarını bugünden görebilmeyi başarabilenlerin emrinde olacaktır. Bu noktadan hareketle, geleceğin havacılık eğitim politika ve stratejileri hepimizin özverili çalışmaları sonrasında şekillenecektir.

Saygılarımla,

Dr.Öğr.Üyesi Şafak KURT
İzmir Havacılık Meslek Yüksekokulu Müdürü